Eyvah! Oğlum Bana Savaş Açtı

Monday, Nov 20th

Son Güncelleme:12:00:00 AM GMT

Başlıklar:
Buradasınız: AİLE Babalara Özel Eyvah! Oğlum Bana Savaş Açtı

Eyvah! Oğlum Bana Savaş Açtı

Aytaç YAVAŞCI
Oğlum 2 yaşını geçti. Aramızda da inanılmaz bir gerginlik başladı. Bu gerginlikten de öte bir durum: Savaş… İlk cephemiz mutfak.

 

 

Kendisi bir süredir sandalyesine oturmuyor. Bilin bakalım nereye oturuyor?
Tabii ki benim sandalyeme. Ben de yan sandalyeye geçiyorum.
Oldu mu? Hayır olmadı.
“Baba kalk ordan, anne oturacak” diyor.
Kalkıyorum ve soruyorum, “Ben nereye oturacağım?”.
Ciddiye almaz bir bakışla cevap veriyor “Sen oturma!”.

Hadi yemeği atlattık; televizyonun karşısına geçiyorum. Rahat var mı? Hayır yok.
Kabadayı gibi karşıma çıkıyor. Neymiş benim yerime uzanacakmış. “Git başka bir yere otur” diyorum.
Basıyor ağlamayı. Yapacak bir şey yok. Ben de başka bir koltuğa geçiyorum. Tam kumandayı  alıp kanal değiştiriyorum ki pat karşımda.

"Yine ne var?” diyorum.
Cevap: “Ben idil bigıl istiyorum”.
Bu istediği TRT Çocuk'da yayınlanan "Gece Bahçesi" adlı bir çocuk dizisi.
Bir hata yapıp, onun CD’sini almıştık. Yine bir hata yapıp, o istediğinde de oynatmıştık. Artık biliyor,
hangi saatte isterse istesin o çocuk dizisi oynuyor. İkna etmek mümkün değil. Siz haber
izleyeceksiniz ya da bir dizi takip ediyorsunuz nafile.
Açıyorum haliyle. Sanırım 50 kez izledik ama bizim çocuk bıkmadı. Her seferinde de put gibi dikiliyor
ekran karşısına.

Ha bu arada 'ben internette takılayım ya da bir kitap okuyayım mı' dediniz (?) geri alıyorum diyemezsiniz.
İzin yok. Dayanılır gibi değil. Mecburen izliyorum dizisini. Bitti, hemen normal kanallara geçiyorum.
Yo geçemezsiniz. Yine dikiliyor karşıma.
Ne söylese beğenirsiniz:  “Ben yine idil bigıl izlemek istiyorum baba!”. Derdinin ben olduğumu biliyorum. Çünkü annesiyle beraberken bunu yapmıyor.
Sonunda beni sinirlendiriyor, “ağlarsan ağla açmıyorum!” diyorum.
Dememle birlikte bir feryat bir figan, sanırsınız harp çıktı. Eee ne gelir elden. Tekrar açıyorum idil bigılını. Haliyle ağlamayı kesiyor.
Çoğu geceler bu işkence tekrar tekrar yaşanıyor. Son zamanlarda belli aralıklarla bizim evden
çığlıklar duyuluyor. Oğlumun muhteşem tenor sesiyle motive oluyoruz her gece.

Sadece iş çığlıkla bitse yine iyi, son zamanlarda durumu abarttı.
Bana “gıcık!” demeye başladı.
Aramızı düzeltmek için oyuncak alıyorum. Ama onu da annesinin aldığını iddia ediyor.
Bu kez onunla konuşmayı deniyorum. “Canım”, “cicim”, “biricik oğlum” falan filan derken gözlerini faltaşı gibi açarak yanıma geliyor ve üstüne basa basa aynen şunları söylüyor:
“Baba ben anneyi seviyorum, seni sevmiyorum!”. Erkek çocukların bu dönemlerde baba düşmanı olduğunu biliyordum ama bu kadarını da beklemiyordum!
Aramızdaki bu gerginlik, pardon savaş, ne kadar sürer bilmiyorum ama bir şeyi iyi biliyorum: Yakında o CD 'balkondan uçacak’.

Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

 

 

 

Share/Save/Bookmark