Bir Çocuğun Psikoseksüel Gelişimi

Monday, Nov 20th

Son Güncelleme:12:00:00 AM GMT

Başlıklar:
Buradasınız: SAĞLIK Ruh Sağlığı Bir Çocuğun Psikoseksüel Gelişimi

Bir Çocuğun Psikoseksüel Gelişimi

Dr.Ebru Öztepe YAVAŞCI
Oral Dönem: ( 0- 12/18 ay )
Anal Dönem: ( 12/18 ay- 3/3.5 yaş )
Fallik Dönem: ( 3/3.5- 6 yaş )
Gizillik Dönemi: ( 6 yaş- puberte )
Erinlilik ve Delikanlılık Dönemi

 

 


Oral Dönem: ( 0- 12/18 ay )
Bu dönemde bebek dışarıdan verilecek bakıma ve korunmaya muhtaçtır. Beslenme sadece ağız yoluyla değildir, bütün duyu organları açıktır. Bebeğin uyaranlarla da beslenmesi söz konusudur. Bu dönemde sürekli ve seven bir bakımın ve teke-tek ilişkinin sağlanması gerekir. Çünkü bu bebekte temel güven duygusunu oluşturmaktadır.

Bebek sürekli bakım ve korumayı sağlayan kişi ve kişilere bağlanır. Bu bağlanma karşılıklıdır. Bu dönemde almayı ve vermeyi öğrenen bebeğe memeyi vermek kadar nasıl verildiğine de dikkat etmek gerekir.

Anal Dönem: ( 12/18 ay- 3/3.5 yaş )
Birinci yılın sonundan üçüncü yılın başına ya da ortasına kadar süren bu dönemde çocuk yürümeye, konuşmaya ve kendi benliğini çevresinden ayrı algılamaya başlar. Yatay varoluştan dikey varoluşa, bağımlı varoluştan özerk varoluşa doğru gelişim göstermektedir.

Bu dönemin önemli bir özelliği de tuvalet eğitimidir. Tuvalet eğitiminde fizyolojik gelişime uymayan katı, kuralcı eğitim ve disiplin yanlıştır. Bu dönmede birbirine karşıt dürtü ve eğilimler yoğunluk kazanır, bunlara kısıtlayıcı önlemler almakta yanlıştır. Bu dönemde çocuğun karşıt dürtü ve eğilimler üzerinde denetim gücünün gelişmesi, özerklik duygusu, çabası mutlaka desteklenmelidir. Tersi yapılacak olursa çocukta utanç, kuşku ve kararsızlık duyguları özerklik duygusunun yerine geçer.

Fallik Dönem: ( 3/3.5- 6 yaş )
Bu dönemde çocuğun dil ve bilişsel yetileri artık hızla gelişmektedir. Yürümek artık sadece yürümek değil bir yerden bir yere ulaşmak demektir. Çocuğu benmerkezciliğinin bittiği, bütün dünyanın onun etrafında dönmediğini fark ettiği dönemdir. Topluma yönelmeye başlamıştır.

Ayrıca bu dönemin önemli bir özelliği cinsel ayrılıklarının bilincine varması ve cinsel kimliğinin oluşmaya başlıyor olmasıdır. Bu yüzden cinsel ilgi ve düşlemlere karşı aşırı utandırıcı, suçlayıcı olmamak ve aşılayıcı tutumlar sergilememek gerekir.

Çocuk özdeşim yaparak büyür. Özdeşim yapabileceği bireylerin çevresinde olması önemlidir. Başka çocuklarla ilişki kurması desteklenmelidir. Fallik dönemde erkek çocuk için penis, çocuğun bütün benliği, varlığı ile eşdeğer bir anlam ve önem kazanır. Bu yaştaki çocuklara yapılan” tutun, şunu çükünü keselim, sünnet edelim” gibi korkutmalar yanlıştır. Çünkü halen büyüsel düşünce hakim olduğundan sünnetin kendisine, penisine zarar vereceği korkusunu uyandırır. Bu dönemde aşırı suçlayıcı, korkutucu davranmak çocuğunuzun ürkek, çekingen olmasına neden olur.

Gizillik Dönemi: ( 6 yaş- puberte )
Okul çağının başlangıcı olan 6–7 yaşlarında artık çocuğun ilgi ve beceri alanları belirginleşmeye başlar. Büyüsel, animistik düşünce yerini gerçeklik ilkesine dayana düşünceye bırakır.

Yetişkin yaşamaya geçiş
için beceriler kazanmaya çalışır. Arkadaşlık ve dostluklar oluşturmaya başlar. Bu dönemde çocuğun öğrenme ve beceriler kazanma olanakları sağlanmalı, benliği daraltıcı, ezberci, ödev yükleyen öğretimden kaçınılmalıdır. Çocuk kişiliğine, girişim ve yaratıcılığına önem verilmelidir. Bunlara dikkat edilmezse çocukta becerememe, başaramama korkuları ve yetersizlik duygusu gelişir.
Birde kurduğu arkadaşlıklar desteklenmelidir. Yoksa yalnız ve içe dönük gençlikler yetiştirmiş oluruz.

Erinlilik ve Delikanlılık Dönemi:
Erinlik çağı ortalama 12–15 li yaşlardır. Delikanlılık ise erişkinlik çağına kadar uzanan (15–20 yaşlar) döneme denir. Bu dönem kimlik gelişimi açısından en önemli evrelerden biridir.

Ana-babaya bağımlılıktan kurtulma, cinsel kimliğini kabullenme, toplumsal yerini araştırmaya ve bir mesleğe yönelme çabalarının gösterildiği 8–10 yıllık bir çağdır. Bu çağda eskiden yaşanan bütün çatışmalar yeniden yaşanır, çocukluk dönemlerinden arta kalan sorunların çözümü yapılır.

Dr.Ebru Öztepe YAVAŞCI

Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Kaynak: Öztürk O., Uluşahin A., Ruh Sağlığı ve Bozuklukları-I, Yenilenmiş 11. Baskı, 2008; 94-116.

 

Share/Save/Bookmark