İlk Ayrılık, Çocuk Ve Okul

Saturday, Dec 16th

Son Güncelleme:12:00:00 AM GMT

Başlıklar:
Buradasınız: EĞİTİM Okul Öncesi Eğitim İlk Ayrılık, Çocuk Ve Okul

İlk Ayrılık, Çocuk Ve Okul

Psikolog Gülhan TATLICI
Bir parçanız olarak kabul ettiğiniz çocuğunuzun sizden ayrılma vakti geldi. Peki bu süreci nasıl atlatacağız?

 

 

Gözünüz gibi sakındığınız, zarar görmemesi adına attığınız adımları; artık başkaları ile paylaşma anlamına da geliyor tabii ki bu.

Peki bu süreci nasıl atlatacağız? Biz ve çocuğumuz zarar görmesin diye neleri yapmak ve yapmamak anlamlı olur? Bu soruların cevapları zaten bildiğiniz ancak zaman zaman hatırlamakta fayda olan cevaplardır. Çünkü bazı bilgileri uygulamaya koymak, onları içimize yerleştirmemiz ve sindirmemiz ile ilişkilidir.

Öncelikle, çocuğunuzun bakımını, okul öncesi kuruma göndermeye karar vermeden önce kendiniz üstlendiyseniz, çocuğunuzun ve sizin çift yönlü bir bağımlılık geliştirmiş olma ihtimaliniz olabilir. Dolayısıyla okula gitmek çocuk için ayrılık anksiyetesi anlamına gelecek ve sizi bir hayli zorlayacaktır.

Bu durumda sizin üzerinize düşen en önemli görev,davranışlarınızda tutarlılığı sağlamanız ve kararlı olmanızdır. Ancak bu tür bir tutum takınırken dikkat edilmesi gereken bir takım durumlar vardır.

Özellikle çocuğunuzun okula başlamasının niçin gerekli olduğu çocuğa açıklanmalıdır.
Çünkü çocuklar için nedeni açıklanmayan kurallar, daima bu kuralın tersini yapma yönünde, çocuğu uyarır. Gerekliliğin açıklanması, çocuğun sizinle inatlaşmasının bir parçası da olsa, direnmesinin önüne geçebilir.

Tabii ki aileler bu durumu yadsısa da işin bir de diğer yönü var; bu da ailenin ve özellikle annenin çocuktan ayrılmayı kabullenme derecesi ile ilgilidir. Çoğu zaman duyduğumuz şey şu olur: Ben okula gitmesinin zorunlu olduğunu anlatıyorum ancak benden ayrılamıyor.
Çocuk, bu söylemi duyduğu andan itibaren, istekli olsa dahi annesini bu konuda düş kırıklığına uğratmak istemeyecek ve okula gitmeyi reddedecektir. Annenin bu durumu kabullenmesini zorlaştıran süreçleri harekete geçiren faktörlerin en önemlilerinden biri ise; şimdiye kadar zamanını hep çocuğa göre ayarlamış olması ve şu an bunun sona ermesi ile yaşanacak anlamlı boşluktur.

Bir diğer süreç ise çocuğun şimdiye kadar anneye olan bağımlılığını artık yaşamayacak olması ve bunun annenin egosuna zarar vermesidir. Bu faktörler geleneksel toplumlarda daha etkili bir tetikleyiciliğe sahiptir. Çünkü bu şekilde yaşayan ailelerde, bağlı ve bağımlı olmak kavramları birbirine karıştırıldığından, çocukların aileye olan bağlılıkları bağımlılıkları oranında algılanmaktadır ve ailenin bu yöndeki tutumu okula ilk başlama anından itibaren tüm hayatına yayılan ayrılamama sorunları yaratmaktadır. Bu yüzden, okula başlama aşamasında da ilk olarak, annenin çocuğun ilgisini farklı kişilere paylaştıracağına hazırlanması, sonrasında çocuğu bu sürece dahil etmesi gerekmektedir.

Çalışan ve çocuk ile ayrılma sürecini çok erken yaşayan ailelerin ve yine özellikle annelerin yaşadıkları duygu ve kaygılar ise yukarıda bahsedilenlerden birçok yönü ile ayrılmaktadır. Bu anneler, çocukları küçük yaşta olduğu için, güven ve suçluluk duygularını yoğun olarak yaşayabilirler. Çünkü kendilerine muhtaç oldukları bir bireyi yüzüstü bırakmış hissine kapılabilirler.

Ancak şu unutulmamalıdır ki; çocuğunuzun yanında ne kadar uzun süre kaldığınız değil, yanında olduğunuzu ne kadar hissettirdiğiniz onun duygusal süreçlerini olumlu yönde etkileyecektir. Çalışan annelerin çocukları, ayrılığı daha erken yaşta tanıdıklarından, okula başlamayı bir terk edilme olarak algılamazlar. Ancak şimdiye kadar  tek bir bakıcı ile kalmaları nedeni ile sosyalleşme kaygısı yaşayabilirler ve bu yüzden çocuklar gitmeme konusunda şanslarını zorlayabilirler.

Kısaca özetlediğimizde ise karşımıza yapabileceğimiz net uygulamalar çıkmaktadır.
- Çocuğunuzu bir okula götürdüğünüzde, onunla birlikte orayı gezin ve öğretmenleri birlikte tanıyın. Bu çocuğun güven duygusunu geliştirecektir.
- Okula gitmek zorunda olduğunu açıklayarak anlatın.
- Okulda arkanızdan ağladığında, durumu açıklayarak onu okulda bırakın. Çünkü tersi durumda her zaman ağlayarak okuldan kaçabileceğini düşünecektir.
- Çocuğunuzdan ayrılmakta güçlük çekiyorsanız; kendinize bir kurs ayarlayabilirsiniz.
- Okulda yaptıkları ile ilgili cesaretlendirin ve onu zaman zaman ödüllendirin.
- Okulu bir ceza olarak algılamasına izin vermeyin.
- Okul izole bir ortam değildir. Olumsuz davranışlar sergilediğinde paniğe kapılıp yasaklar koymayın.
- Anne ve baba olarak, her konuda olması gerektiği gibi, okul konusunda da birbiriniz ile çelişmeyin.

Unutmayın ki: Bu basit durumları uygulamaya koyabilirseniz, bu durumdan en karlı çıkacak kişi çocuğunuz olacaktır.

Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Share/Save/Bookmark